Beklemek kolay, sabretmek zor. Beklemek gücümüzü kendimize anlatan, kendimizi kendimize sınayan bir sabır öyküsü. Bazen sinir, bazen dayanılmazlık. Çoğu zaman çekilmez, katlanılmazdır. Nefesimizin tükenmesi, nabız atışlarımızın ve kalp ritmimizin atmasıdır. Sayıların sonsuzluğundan sıyrılarak. Her seste, her dokunuşta, her harekette manalar aramak, sessizliğe bürünüp bin bir şeyi düşünmek, hayal etmektir.
Beklemek kifayetsizliğe sığınmaktır.
Toprağın yağmuru beklediği gibi, bir mahkûmun kurtulacağı günü beklediği gibi beklemek. Onca tükenişten sonra gelen bir sevinçli haberde kendimizden uzaklaşan ruhumuzun bizimle bütünleşmesini beklemek. Beklemek hayattır. Anne karnından gün ışığına çıkmayı beklemek, ilk kelimeyi beklemek, yürümeyi beklemek. Araba beklemek, insan beklemek, kışı- baharı beklemek, ölümü beklemek.
Yaşam ile ölüm arasında gidip gelen bir yolculuk. Her şey söylenebilir beklemek hakkında. Herkesçe tanıdık herkesçe bilindik bir duygu.
Hiçbir şeye benzetemediğimiz yabancı bir susma biçimidir beklemek, donmuş iki nehrin uzak bakışında, kristal bir cama yansıyan buğulu bir anın yorgunluğu…
Beklemek
Yayınlanma: 03 Şubat 2010 10:36 AM EETKategori: Kalemimden
Başak ÖZMEN
olmayacağını bildiğin şeyleri bile beklemek