“ Hadi kalk gidelim” derdim kendime. “Yürü hadi, nerede eserse orada dur!” Kim inandırdı beni böyle nizami olmaya? Bütün bu kurallara, olması gerekenlere, orada dur’lara… Susmak gerektiğinde kim ikna etti beni durduk yerde? “Hadi kalk gidelim” derdim kendime, yeşiline alına inandığın her istasyonda dur!
Pis bir hava var Gölcük’de. Ne ilkbahar ne yaz.. Öyle ağır bir mutsuzluk taşıyor ki insanın üstüne. Geçtiğin yolları bile göremiyorsun kafanı saran sis yüzünden. Sabah kalktığında bilemiyorsun sabah mı yoksa akşam mı olmuş şimdiden Saat mi yanlış? Ne olmuş böyle?
Bir çocuk Allah aşkına neden sevinir böyle her şeye? Böyle doğuyorsa insan ana rahminden, nasıl bir ponza taşıdır bu yusyuvarlak eden insanı? Sevmekten, sevinebilmekten korkan bu yuvarcıkları, bu birbirine benzerleri yapan taşı diyorum.. Beynini beynini taşlayan o taşı.. Ne kadar çıktın varsa alıp götüren.. Bir şeye karşılık vermişim ben serseri ruhumu..
her satıra bir cümle yazsan şiir tadı var yazılarında.
ne okudum ben diye, dönüp baştan okudum.
tebrik ederim
teşekkür ederim beğendiğinize sevindim tüm yazıları şiir tadıyla okumanız dileğiyle..