Çalışmaya başlamak ve sürdürebilmek için aslında bir miktar stresin olması uygundur. Ancak bunun belli bir düzeyi aşması kişinin dikkat, konsantrasyon ve çalışma isteğini azaltır. Herhangi bir kişi için stres etkeni olabilen bir durum başkası için stres etkeni olmayabilir. Bu durum karşılaşılan olayın kişi için ne anlam ifade ettiği ile ilgilidir. Olay bireyin çocukluk yada erken erişkinlik döneminde yaşadığı sorunlarla bağlantılı yada benzer ise, kişinin hissettiği sıkıntı düzeyi başkalarına göre daha yüksek olmaktadır.
Stresle baş etmede içsel kuvvetlerinde önemi büyüktür. Bireyin sorunlarla baş etmek için yeterince kendini güçlü hissedebilmesi, uygun düşünsel savunma mekanizmalarını kullanması uygun düşünce şemalarının kullanılması…
Bireyin yaşı da stresle baş etmede önemlidir. Yapılan çalışmalara göre 21 yaş sonrası her birey yaş artışında kişinin çalışma kapasitesinin %1 oranında azalma gösterdiği saptanmıştır. İlerleyen yaş ile birlikte çalışma kapasitesi ile birlikte, stres toleransta azalmaktadır. Bununda bireyin değişen hormonel yapısı, daha önceki yaşlarda varolmayan hastalıkların gözlenmesi de etkili olmaktadır. Cinsiyette strese karşı koymada belirleyici faktörlerdendir. Kadınların erkeklere oranla strese daha az yakalanıp, daha çabuk kurtuldukları bilinmektedir.
Zaman zaman gözlerinizi yumup, çok güzel bir sahilde, uçsuz bucaksız çimenliğin içinde yada ulu ağaçların olduğu sakin bir mekanda tek başınıza yada sevdiklerinizle bir arada olduğunuzu düşünün. Burada sizi kimsenin rahatsız etmeyeceğini, huzur bulduğunuzu ve dinlenip buradan çıktıktan sonra enerji kazanacağınızı, başarılı olacağınızı kendinize düşünce yolu ile ifade edin.
Sizi üzüp karamsarlığa sokacak şeyler yerine, heyecanlandıracak, eğlendirecek yada azmini körükleyecek kitaplar okuyun. Size bu şekilde önerebileceğim kitaplar arasında İş Bankası yayınlarından “Yıldızın parladığı anlar” ve Milliyet yayınlarından “Dahiler de öğrenciydi” sayılabilir.
Başak ÖZMEN