Yaşam Damlaları

Bazen yürekleri parçalayan acıyı anlatır su. Bazen de gözlerden akan sevinci. Hayata dair bir nefestir bedene can katan. Su hayattır. Su candır, nefestir. Yudumladığımız her damla, bir nefes daha katar bu cana.

Akıp giden bir zaman gibidir su. Evreni kendi içinde bir bütün haline getirmiş, kara parçalarını kıskanarak onları geri itmiş, kendine yer açmıştır. Kendini öyle değerli kılmış ki, o olmadan insanı yaşayamaz hale getirmiş. Yeri geldiğinde de bir göz güzelliği yaratıp sıkıntıları mavinin derinliklerine saklamış.

Su hayat olmuş, diğer bir yanımızı oluşturmuş. Gecelerimizi aydınlatmaya yarayan enerji, saçımızda hoş bir ıslaklık, boğazımızı ıslatan bir hayat yeri geldiğinde. Maviliğin derinliklerinde yatan bir sır dünyası var onun.

Yaşam kaynaklarımızdan biri olan bitkilere şöyle bir bakalım. Su adeta insan nefesi olan bitkilere analık yapmış. Onu içindeki minerallerle beslemiş, dallanıp budaklandırmış. Renk vermiş, koku vermiş. Sağ yanıyla insanı, sol yanıyla doğayı alıp el ele tutuşturmuş. Canlı ve cansızı kardeş kılmış. Besin kaynağımız olan lezzetli balıklara ev sahipliği yapmış. Gökyüzüyle işbirliği yapıp adını yağmur koyup saf bir temizlik olmuş hayatımızda. Nerde bulamayız ki suyun izini. Pencereyi açıp da karşıdaki karla kaplı dağlardan tutun da yudumladığımız çayda…Yada dörtte üçü su ile kaplı bedenimizde değil mi?

Yaşamak için su tüketiriz daima. Birazda su için bir şeyler yapsak artık. Yapraklar rüzgara karışmadan, toprak kurumadan, ırmaklar gürül gürül çağlarken bir şeyler yapmalıyız. Su kaynaklarının geliştirilmesinin ekonomik üretkenliğe ve sosyal refaha doğrudan katkı yaptığının bilincinde olarak. Hepimiz biliyoruz ki, nüfusun ve ekonomik faaliyetlerin artması su sıkıntısını da beraberinde getiriyor günümüzde. Bu durumda su kaynaklarını tasarruflu kullanma bilinci geliştirilmelidir ki gelecekte geçmişe hayıflanma olmasın. 2070 yılında susuz kalmış bir nesilden bize isyan olmasın.

Hayatımız gibi çabucak akıp giden ve hayatımızın büyük bir çoğunluğunu derinliklerinde saklayan suyun kıymetini bilmeliyiz. Canlılar üzerindeki önemli yerini unutmamalı, yaşam kaynağımıza sahip çıkmalıyız. Eğer böyle yapmazsak yaşamımızda kıymetini bilmediğimiz birçok şey gibi avuçlarımızın arasından akıtır, parmak uçlarımızdaki temiz damla tanelerini kaybedebiliriz. Düşünsenize cansız olduğu halde can veren kaç şey vardır hayatta.

Başak ÖZMEN

Yazar Hakkında