Yol Uzun Hayat Kısa

Yol uzun hayat kısa..Her yaşanan hayata bir not düşer kendince..Ve her hayat uzun bir yürüyüştür.Uzun yol yürüyüşünde,insanın emeklediği,hızlı adımlarla yürüdüğü,koştuğu,koştuğu ve takılıp düştüğü sahnelere şahit olmuşuzdur.Düşen bir insanın,kalkıp avuçlarının temizlenmesi,üstünü başını topraktan arındırması bilinen bir manzara.Birde bu insanın niye düştüm diye kendini sorgulaması.

Kendimi dinledim biraz bulunduğum ortamlardaki sesli,sessiz şikayetlere tanık oldum.Kulaklarıma değil yalnızca yüreğime ağır gelen sözler işittim.İşittiğim sözler;vaka oldu kimi zaman,bazen bir yüreğin serzenişi..Düşüp de üstündeki tozu toprağı silkeleyen kişi misali her fert,üzerine bulaşan sosyal kirlilikleri silkelese,düşüncesi ile doldum.Öyleyse insan özellikle kendi “ben”ini sorgulayan kişi gerek dedim.Önce kendimi sorgulamak,kendi eksiklerimle buluşarak,toplumu eleştirmeyelim diye düşündüm.Kendi kusur,günah ve sevaplarımı vicdan mahkemesinde yargılayıp kendime karar kılıyorum.Yaşadığım hayatın gün ismini verdiğim zaman diliminde neler yaptım bugün ben diyerek başımı koyduğum yastıkta muhasebe yapıyorum kendimle..Güzelliklerin yeryüzüne egemen olmasında bir ufak katkım olması dileğiyle başlıyorum yeni doğan güne.Sonra gece oluyor,gece bitiyor ve bir ses şafak sökecek diyor.Belki de şafağın sancısını çeken gecenin sesini duyuyorum.Örtü kalkıyor diye.Örtü kalkıyor ve bir kutu sedayla gece ve şafak buluşacak..Evet,sancıya duran gece beklemektir.Gece ile birlikte insanda bekleyiştedir.Ve sabah;karanlığın ışığa hasret duası ile başlar..Ölümün arkadaşı uyku,uyanışa dönüşmüş ve insana yeni bir başlangıç yapması için yeni bir gün hediye edilmiştir.Ve her uyanışın ardından “beni gündüze ulaştıran ALLAH’A “hamd olsun”diyerek güne başlayacaktır insan..O gün işleyeceğini bilmediği sevap ve günahlarıyla…

Başak ÖZMEN

Yazar Hakkında